$ DOLAR → Alış: 3,81 / Satış: 3,83
€ EURO → Alış: 4,07 / Satış: 4,08

Türkiye – Cibuti İlişkileri Üzerine

Türkiye – Cibuti İlişkileri Üzerine
  • 338 kez okundu

Bugünlerde Türkiye’nin boğucu ve sıcak gündeminden biraz uzaklaşmayı isteyen benim gibi birçok insan var. Malum gündemde yaşananlar millet olarak hem bizleri üzerken hem de bazı noktalara endişeye sevk etmektedir. Bu zor günlerde birlik olup tarihimizden alacağımız feyizle birlikte gelecek adına sorunlara çözmek, çalışmak ve üretmek hepimizin temennisidir.

 

Ecdadımızın dünya üzerinde bıraktığı miras o kadar büyüktü ki, bugün hala etkisini hissettiriyor ve hala paylaşılmaya devam ediyor. Tarihimizde Habeş toprakları olarak bilinen bölge içindedir Cibuti. Kuzeyinde Eritre, batı ve güneyinde Etiyopya, güney doğusunda Somali yer almaktadır. Kızıldeniz, Umman Denizi ve Aden Körfezi’ne kıyısı vardır. Yaklaşık 23 bin metre karelik toprağı olan Cibuti’nin 2013 rakamlarına göre 870 bin nüfusu vardır. Resmi adı Cibuti Cumhuriyeti olan bu küçük ama bir o kadar da önemli ülke yarı başkanlık sistemi ile yönetilmekte olup, başkenti ülkenin ismiyle aynıdır. Demografik göstergelerde yüzde 96’sı Müslüman olan ülke Medine-i Münevvere ’den sonra ikinci çift kıbleli mescide ev sahipliği yapmaktadır. Nüfusunun yüzde 62’si 15-64 yaş aralığında olan ülkenin yüzde 10’u internet kullanmakta olup 2013 dünya bankası verilerine istinaden 300 bin kişi civarı iş gücü potansiyeli vardır. Yine 2013 rakamlarına göre 1,3 milyar dolar GSYH’ye sahip olan Cibuti’de kişi başına düşen milli gelir 2,700 dolar civarındadır. 87 milyon dolar ihracat ve 580 milyar dolar ithalatla Cibuti ticareti dengesi negatif yönde seyretmektedir.

 

Ecdadımızın yaklaşık 400 yıl hüküm sürdüğü, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasındaki ticaretin güvenliğini sağlamak, bu güvenlik çerçevesinde insan kaçakçılığına ve köleliğe engel olacak bir güvenlik koridoru oluşturmak ve insani diplomasiyle hedeflerini üstlendiği bu coğrafya ortak medeniyetimizin sembol coğrafyalarından biridir. Türkiye ve Cibuti diplomatik ilişkilerinin gelişmesi maalesef 1977’yi bulmuştur. Gittikçe gelişen olumlu ilişkiler son yıllardaki ekonomik ve siyasi çıkarlarla da birleşince 2012’de Cibuti Ankara’da, 2013’de de Türkiye Cibuti’de büyükelçilik açmıştır. Üst düzey ziyaretler bağlamında Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Guelleh biri ikili, ikisi uluslararası toplantılara katılmak ve son olarak da Çanakkale Savaşları’nın 100. Yılı Anma Etkinlikleri olarak dört defa ülkemizi ziyaret etmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika Boynuzu Ülkeleri ziyareti kapsamında 23-25 Ocak 2015 tarihleri arasında Cibuti’ye bir devlet ziyareti gerçekleştirmiştir.

 

Türkiye ve Cibuti arasında devam eden işbirliği çok yönlü olmakla beraber büyük potansiyelli alt yapı ortaklıkları yoluyla büyümeye devam eden siyasi, askeri, sosyal ve özellikle de ekonomik yönleri kapsamaktadır. Türkiye 2014 yılında Cibuti’ye 60 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş karşılığında Cibuti’den 61 bin dolarlık da ithalat yapmıştır. 2014 sonu itibariyle henüz net olarak açıklanmasa da ticaret hacminin 60-70 milyon dolar arasında olacağı tahmin edilmektedir. Aralık 2014’de Cibuti’de gerçekleşen Türkiye-Cibuti iş forumunda bu konudaki hedefin birkaç yıl içinde 150 milyon dolar olduğu ifade edildi.  Bu gelişmelere bir ek daha yapacak olursak 2014 sonuna kadar Türk firmaları Cibuti’de 130 milyon dolarlık müteahhitlik işi üstlenmiştir. Cibuti Türkiye’den demir-çelik-gıda alanlarında ithalat gerçekleştirirken Türkiye ise tercihini bitkisel menşeli hülasa ve kauçuktan yana kullanıyor.

 

Türk Hava Yolları, Cibuti’ye haftada yedi gün doğrudan uçuşlar gerçekleştirmektedir. THY uçuşları, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerimizi olduğu kadar, iki ülke arasındaki turizm ilişkilerini de geliştirmeye hizmet etmektedir. Bu sayının on dörde çıkarılması konusunda adımlar atıldığını Cumhurbaşkanı Erdoğan ziyareti sırasında dile getirmiştir.

 

Cibuti’nin Doğu Afrika’nın Serbest Ticaret Bölgesi olma hedefi ve buna bağlı elverişli konumu, yürüttüğü mali politikalar ve ülkemizle yürüttüğü mevcut siyasi ilişkiler çerçevesinde, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin yukarıda bahsettiğimiz forumda imzaladığı Mutabakat Zaptıyla, Cibuti’de bir Özel Türk Ekonomik Bölgesi kurulması kararlaştırılmıştır. Söz konusu özel ekonomik bölgenin hayata geçirilmesiyle, Türk iş adamlarının 400 milyonluk Doğu Afrika pazarına Cibuti’den ulaşması hedeflenmektedir.

 

Konut ve sağlık alanındaki Türkiye’de yaşanan tecrübelerin ve gelinen noktanın Cibuti ile de paylaşılması ve bu konularda ortak adımlar atılması gelecek için hedefleniyor. Özellikle konut alanında alt yapının ve limanların daha kaliteli hale getirilmesi konusunda bir dizi fikirlerin ön plana çıktığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinde Cibuti’nin Singapur gibi bir merkez haline getirilebileceği üzerinde duruldu. Sağlık alanında Cibuti’ye 50 yataklı bir hastane yapılmasının planlandığını, doktor ve hemşirelerin de Türkiye’den geleceğini paylaşan Erdoğan Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda gerekli adımları atacağını belirtti. Bunlara ek olarak eğitim alanında da 2014-2015 yılında 36 Cibutili öğrenciye de Türkiye tarafından burs tahsis edilmiştir.

 

Geçmişinden var olan birikiminin ve geleneğinin de etkisiyle bugün Türkiye çok boyutlu ve çok yönlü dış politika anlayışını Doğu Afrika’nın kapısı niteliğinde olan, tarihsel bağlarla ilişkilerimizin iyi olduğu Cibuti ile sürdürmektedir. Bu doğrultuda lider ülke olma hedefiyle sağlam adımlar atan ülkemiz sürdürdüğü diplomasiyle geçmişte kapısını çalmayı ihmal ettiğimiz birçok dostumuza kucak açmış durumdadır. Önümüzdeki süreçte Türkiye ve Cibuti ilişkilerinin özellikle ekonomik temelli olarak daha iyi bir noktaya geleceği kanaatindeyim.

Etiketler: / / / / / / /

www.academidea.com üzerindeki tüm içerikler telif hakkında tabidir. İçerik linki açık bir şekilde kaynak gösterilmeden paylaşılması durumunda hukuki işlem başlatma hakkını saklı tutar.