$ DOLAR → Alış: 3,62 / Satış: 3,63
€ EURO → Alış: 3,90 / Satış: 3,92

Ortadoğu’da Orta Oyunu

Ortadoğu’da Orta Oyunu
  • 403 kez okundu

Avrupa merkeziyetçiliğinden doğan ve ilk olarak Britanyalıların adlandırdığı Orta Doğu bölgesi, günümüzün en popüler bölgesi olarak gözümüze çarpmaktadır. Gerek dinsel unsurlardan olsun gerekse coğrafi şartların getirdiği koşullar olsun bölge büyük devletler için çok önem arz etmektedir. Özellikle 1.Dünya Savaşı sonrası petrol arayaşının daha da yaygın hale gelmesiyle bölge daha önemli bir konuma gelmiştir. Üzerinde güneş batmayan sömürge imparatorluğu Birleşik Krallık 1.Dünya Savaşı devam ederken müttefiki Fransa ile Osmanlı’nın Orta Doğu’da bulunan topraklarını paylaşmak için Sykes-Picot Anlaşması’nı imzaladı. Yıl 1916 idi. Bu anlaşmadan 1 yıl sonra Balfour Deklarasyonu ile Orta Doğu’da Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması önerilmişti. Bu iki anlaşmanın üzerinden yaklaşık 100 yıl geçti. Orta Doğu’nun haritası İngiltere ve Fransa’nın çizdiği sınırlara doğru ilerliyor. Büyük Orta Doğu Projesi adlı kuramla 43. ABD başkanı Bush’un Orta Doğu halklarına ‘demokrasi’ getireceği vaadiyle başlatılan oyun, şuan IŞİD adlı terörist örgütün dünyaya verdiği zararla devam ediyor.

 

Basit mezhep çatışması

ABD’nin 2003 Irak operasyonu sonrası Irak’taki yönetim Şiilerin eline geçtikten sonra Sunni aşiretlerin ezilmesi bölgede bir Sunni örgütün veya grubun ihtiyacını ortaya çıkarmıştı. 2004-2007 arası El- Kaide’nin bir kolu olan IŞİD’de bu fırsatı bir ‘devletleşme’ imkanına çevirdi. El-Kaide’den gerek coğrafi gerekse profesyonellik açısından daha geniş alanı elinde bulunduran örgüt, basit bir Şii-Sunni mezhep çatışmasının örneğidir. Irak’ta Saddam Hüseyin’in eski ve tecrübeli komutanları Şii yönetimin etnik, mezhepçi ve sekteryan politikalarından dolayı Sunni bir örgütü desteklediler. Ezilen Sunniler, Şiilere karşı devletleşebilecek veya mağduriyete karşı kuvvet koyabilecek bir grup aradılarki bunun IŞİD olmaması için çok az sebep vardı. Suriye’de Esed rejiminin baskısı ve katliamları da örgütün gücüne güç kattı. Türk dış politikasında Suriye konusundan her zaman öncelik Esed rejiminin ortadan kaldırılması bu açıdan çok akla yatkın olarak değerlendirilmelidir. Eğer bugün IŞİD kökten yok edilse dahi, Esed rejimi katliamlara devam ettiği sürece başka bir yapılanma Esed rejiminin baskısına karşı daha güçlü ve baskın hale gelip diğer grupların arasından sivrilip gerek Avrupa’dan gerekse Müslümanların yaşadığı diğer bölgelerden savaşçı katılımı sağlayacaktır. Bu açıdan bakılınca Suriye’de istikrarlı bir ortam için Esed rejiminin yok edilmesi önceliği Suriye için bir Sunni-Şii çatışmasını bir nebze de olsa hafifletir. Aynı durum Irak için geçerli değil.

 

Etnik ve sekteryan unsurlar

Irak için Suriye’deki durumun aynısı geçerli değil. Irak’ın kuzeyinde bir Kürdistan hayali olan Kürtler, bağımsızlıkları için mücadele eden Türkmenler ve yönetimde çok etkin Şiiler mevcut. Türkmenlerin Suriye’de bir ordu kuracağını Gaziantep’te söyleyen Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa,  PYD ve IŞİD’e karşı bir birlik mesajı vermişti. PYD güçlerinin ABD öncülüğündeki koalisyonla IŞİD’e karşı savaşması da bölgedeki Kürtler açısından olumlu bir işaret olarak algılandı. ABD’nin IŞİD’e karşı yürüttüğü politikada sadece Kürtlere yardım ediyor görüntüsü vermesi de ABD’nin Kürdistan kurulmasına izin verdiğine işaret olarak algılandı. Fakat ABD Ankara Büyükelçisi John Bass’ın yaptığı açıklamada; ‘Suriye’de bağımsız bir Kürt devleti yada özerk bir bölge oluşturmak amacıyla işbirliği yapmıyoruz.’ demesi de eleştirelere açık kapı bıraktırdı.

 

IŞİD ve çözüm

İslam dinine en çok zarar veren örgüt olan IŞİD’e İngiltere’de İslam Devleti denmesine karşı çıkan 120 milletvekili İngiletere Başbakanı David Cameron’a mektup yazarak örgüte Sözde İslam Devleti denilmesini istedi. Ve çok da doğru bir hamle yapıldı. İnsanları katleden bir örgütün İslam ile nasıl alakası olabilir? Olamaz.  Çünkü bunlar İslam devleti değil, korkunç ve barbar bir rejimdir. Destekçileri kesinlik kazanmasada Esed’i destekleyenlerle aynı mantığı yürütmektedir. Suriye ve Irak başta olmak üzere Akdeniz’den Pakistan’a kadarki bölgede oynanan oyunu sürdürmektir. Bugün eğer petrol önemini kayberse muhtemelen Suriye ve Irak başta olmak üzere Orta Doğu’da ne mezhep çatışması ne de rejim bombası minik çocukları katledecek. Hemen bu savaşın, kaos halinin son bulmayacağı aşikar. IŞİD’in imhasının kendi aralarında çıkan bir fitne ile olma olasılığı, ABD’nin başarısız operasyonundan daha mantıklı. Örgütün içerisinde dini açıdan fetva, siyasi açıdan taviz verebilecek yeterlilikte olanların birbirlerine düşmeleri sonrası örgüt kolayca dağılır. Ama bu süreç ne zaman gerçekleşir orası bayağı bir muallakta.

 

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / / /

Burs Başvurusu Akademik İlanlar ALES ALES Sonuçlar ALES Puan Hesaplama ALES Soruları YÖKDİL Nedir? YÖKDİL Puan Hesaplama YLSY Nedir? MEB Bursu