$ DOLAR → Alış: 3,56 / Satış: 3,57
€ EURO → Alış: 3,99 / Satış: 4,00

Küreselleşme (Toplumsal Sonuçları) – Zygmunt Bauman

Küreselleşme (Toplumsal Sonuçları) – Zygmunt Bauman
  • 8.679 kez okundu

Meşhur sosyolog Zygmunt Bauman’ın ‘’Küreselleşme ve Toplumsal Sonuçları’’ eseri beş bölümden oluşmaktadır ve her bölümün ayrı bir kritiğe tabi tutulmasi kitab daha da anlaşılır kılacaktir. Bauman Küreselleşme ve Toplumsal Sonuçları Küreselleşme üzerine yazılan kitap veseair çalışmalardan daha keskin bir ayrişmayla okuyucunun Küreselleşme hakkında bildiklerinin perde arkasindaki gizlenen farklı boyalarla kendini saklayan ve insanı küreselleştiren mistik araçlarin ve mekanizmlarin işleyişini beyni yoran bir incelikle önümüze sermektedir. Bildiklerinizi unutun der gibi. (Time and Space Compression) zaman ve mekan gergefi (absente landlordshıp)  uzakta yaşayan köy ağalari panoptıcon, Turist ve vagons, avare, adaletli eşitlik gibi terimsel işleyişi küreselleşen dünyanin derin yapısının dantelasina akılıca işler ve bu anlatımına zenginlik katar.  Küreselleşmeyi tekrar theorize etmenin dişinda apayri bir sebep sonuç ilişkisini oluşturur. Adeta köyleşen küreyi evrenselleştiren mekanizmalari okuyucunun gözünde kavramsal düzlemde canlandırır.Baumun avrupa düşünce sisteminin kalbürüstü fikir erbabının felfese sosyoloji modernite alanlarındaki çalışmalara cömertce atiflarda bulunur. Yerelikten küreliliğe geçişte ve modernlik ve seküler atlamanın sancısını yaşayan yerlilikle kürelilik dişlileri arasinda sıkışan günün Türkiyesini irdelemek için okunmasi ve analiz edilmesi gereken bir kitap.

Kitabin özgün adi Globalization and The Human Consequences ingilizceden Türkçeye çevirisi Abdullah Yılmaz ait. Dördüncü baskısına ulaşan kitap ayrıntı yayınevinde çıktı. Bu kritik daha çok kitap hakkinda inglizce eleştirilerden derlenmiştir.

Küreseleşme eseri üzerine eleştiri yazanlardan Charles Dumerzier, sözlerine kitabı överek başlar ve eser hakkında ‘’Küreseleşmenin sosyal analizine önemli bir katkidir’’ der. (Dumerzier,2002) Bauman’ın ‘’Küreselleşme’’sinin kısa bir kritiği daha önce Linda Brigham tarafindan kaleme alinan ‘’Global Örümceği Beslemek’’ (Feeding the Global Bug) adlı eseridir ve ‘’Kitabının Bauman’ın Küreselleşme adlı eserinin harika bir başlangıç olduğunu okuyucununun hemen farkedeceğini söyler’ (Brigham,  2000). Baumun kisaca Küreseleşmeyi  “Küreseleşme; ayırdığı kadar birleştirir” diye tanimlar.

Birinci bölüm

Bauman, Zaman ve Mekan gergefine sıkışmayı uzakta yaşayan toprak sahiplerinin (absente landlordship) durumunu ele alarak irdeler. Ekonomik hiyeraşide alt tabaka ile üst tabaka arasindaki ilişkiyi işletme yatırımcı ve çalışanlar arasındaki ilişkiyle açıklar. Bauma göre yatırımcılar işletmenın sahibidirler ve çalışanlar ikinci gözlemcidirler. Bauman açıkça yatırımcılardan neden nefret ettiğininin tartışmasını yapar. Özelikle sosyal değerler ve ahlaki sorumluluklar söz konusu oldugu için bunu yapar. Mülkünden uzakta yaşayan toprak ağaları modern baş döndürücü iletişim araçlarını kulanarak kendilerini halktan uzak tuturlar. Dolaysıyla ahlaki sorumluluktan kaçınırlar. Bununda zaman ve mekan teorisini bilmeyenler için normal karşılanabileceğini ifade eder. Küreseleşmenin sonucundan ortaya çıkan ahlaksal boşluk ikilemini örnekleriyle açıklar.

Mekan ve zaman paralelliğinde Bauman, teorisinin yapısını kamusal alana uyarlar ve ilişkilendirir. Ona göre hızlı ulaşım araçları insanların arasındaki mesafeleri sıfırlamıştır. Zaman sıkışması ve bundan da mekan sıkışması yerellikleri yabancılaştırmadan sorumludur. Bu yereliliklerde yaşayan insanlar, direkt zamanın ve makanın sıkışmasında (time and space compression) dan kötü bir şekilde etkilendiğini söyler. Baumun kamu alanının kötüleşmesinin sonucunda insanların bu sıkışmadan kurtulmak istediğini ve zaman ve mekanın nerdeyse olmadığı syberspace aleme kaçtığını irdeler. Zaman ve mekan teorisini açık ve net birşekilde dile getirir. Özet olarak Bauman birinci bölümde, zamansal ve mekansal mesafelerin teknolojik vasıtasıyla sıfırlanması insanlık durumunun homojenletirmekten çok kutuplaşatırma eğilimindedir der.

İkinci bölüm

Şehir yapılanmasının fiziksel boyutlarının doğası ve onların toplum üzerindeki şekilleri Bauman’ın da üzerinde durduğu gibi iki ana tema olarak karşımıza çıkmaktadır. Kasaba ve şehir yapılanması süreci toplumları yanlızlaştırdığını detaylarla anlatır. Özelikle bir zamanlar favori olan panopticon dizaynın modern toplumun kontrolu olduğundan gereksiz olacağını savunur. Azınlık ve coğulculuk arasındaki ilişkinin güç dengesinin el değiştirdiğinde ortaya çıkabileceği ve temelde de anlaşılamayacağını savunan Baumun, özelikle uniformaların yaratılması ölçü birimlerinin ve sosyal dızaynın şekilenmesinin çoğunluğun elinden azınlığa geçişte sıkıntıların olaşabileceğini iddia eder. Üniforma ölçümleri ve sıkı sosyal beklentiler, şehir planlaması ile toplulukların içine kalıp olanlar izole kabile kuruluşlar haline gelince, bazı kabilelerin mali sürdürülebilirliğini değerlendirmek ve bu nedenle ütopik şehir ideolojisinin içinde onlara yerleşim yeri vermek mümkündür görüşünü savunur.

Çünkü bu kabileler bireylerden çok vatadaşlardan oluşmaktadır ve sosyal kontrol olan Panoptikon Panopticon  toplum modeli artık tatmin edici bir şekilde çalışmamaktadır. Bauman, bireylerin toplumsal normlara bağlı kalarak ezilen bireyler olmak yerine, kabileleri artık ütopik görüntüleri ile tespit etmek isteyen manipüle metodu ile açıklar. Baumun, kendi sosyal manipülasyon metodunun kitleler için uygulanmadığını ve bu yüzden onların aslında daha istekli ve mutlu olduklarını belirtir ve kabileden dışlanma korkusu bir çoğunu da onları baskı altında tutar. Baumun Foultcanın panoptıkonuna karşı synoptıcan[i] dan  bahsedilebileceğini vurgular ve synoptıkanın panoptıkonundan daha global olduğunu savunur.

Üçüncü bölüm

Bauman, Yerel yönetimlerin gücünün küresel hukukun yayılmasıyla aşındığının altını çizer. Yerel hükümetlerin kanunlarının global kanunların sayesinde nasıl erozyuna uğradığını tartışır.  Daha önce de tartışıldığı gibi zaman ve mekan kısıtlamaların neredeyse artık raflara kaldırıldığı yani obsolete olduğu görüşünü savunur. Bu yerel sınırlar kanunun üzerine yerleştirilen ehemmiyettin bozulmasına yol açmaktadır. Yerel sosyal amaçların  yatırımlarına ilişkin azalan endişe uluslararası siyasi çıkarları mali açıdan daha da belirgin hale geliyor. Bauman okuyucunun öncelikle finansal güdümlü bu geçişi anladığından emin olmak ister.

Bu kontrolün kimde olduğu beli değildir ve bu durum yerliliklerin içinde karışıklık ve endişe hissi oluşturur. Çoğunlukla gelişmelerin başarıyla sonuçlanması için mutlaka birisi bir şeyin kontrolünde olmasi gerektiğini hisseder. Yönün asıl yapanı olmadığı zaman çoğunluk huzursuz ve kafası karışmış olur.

Bauman, Ulus devletlerin küresel haraketin içinde yer alması giderek daha da önemli hala geldiğini savunur. Ulus devletleri uyaran Bauman, finansal desteği olmayanlar küresel ekonomi tarafinda ezilirler der ve ekler, gelişmiş ülkeler dahi bu dışlamayı atlatıklarında daha da gelişirler. Bauman Supra devletlerin oluşumu çoğunluğun üzerinde baskıcı olmamalıdırlar diyor ve zaten kendileri memnuniyetle kabul ederler görüşünü savunur. Bu durumun finansal güvenliği rededen uluslarin intiharı olacağını söyler. Bauman bu finansal dengelerin değişimi ile küresel iş yasaları  ve finansal davranınışın kabul edilmesini tavsiye eder.

Dördüncü bölüm

Bauman bu bölümde bireyin seyahat yetenek ve ilham doğasını tartışır. Yine Bauman hareketlilikle ilgili dualiteyi seçer. Bauman’a göre Talep, ya da ihtiyaç, fiziksel ya da siber ilgi olsun, seyahat bir tüketim toplumu üzerinde empoze edilmiş kalitedir. Dikkat fazla tüketiciliği teşvik etmek amacıyla, sürekli bir değişim ihtiyacı oluşturmak için tasarlandı. Bauman, “Tüketicinin, hareket halinde bir kişi olduğunu ve öyle kalmaya bağlı olduğunu söyler . (Bauman, 2000, p85)

Bauman, haraketliliği zaman ve mekanın içinde yaşayanları ayırmak için kulanır.  Zaman içinde yaşayanların alan engellerine karşı bağışıklığı vardır; sanal olanı ve gerçeği ayrılabilir, bu nedenle sınırlar artık  yok  bir hiper-gerçeklik  içinde yaşayan bireyler var. İnatçı ve sanal gerçek karşısında, uzayda yaşayanlar, sonsuz alanı sınırları ile sınırlanmıştır.

Zaman insanları  fiziksel mobil olduğunda, Bauman onları ‘Turistler’ olarak tanımlar ve ‘alan’ insanları bedensel taşımaya dönüştüğünde, Bauman ‘Serseriler’ olarak betimler ve onları vagabonds diye anar. Turistler zevk alırlar, kabul ederler ve seyahat ederler. Vagabonds ne zevk alırlar, nede yerelilik ve dışlamaktan kurtulmak için  seyahat etmek gerektiğini hissederler. Baumun avare yani Vagabonds ile Turistin karşılaştırmasını yapar. Turist olmadan averinin ümitle bakacağı birseyin olmadığı avere de olmadan Turistin seyahat etme memnuniyetini kurban edemeyeceğini anlatir.

Beşinci Bölüm

Beşinci ve son bölümde Bauman kanun ve düzeni tartışmaya açar. Güçsüzlerin varlığını güçlülerin varlıklarının devamının olmasında Nietzçenin etkisinin olduğunu örneklendirir ve bunun ceza hukuku sisteminde olduğunu altını çizer. Baumun hapishanelerin artık rehabilite etme yeri olmadığı fakat uyumlu ile uyumlu olmayanları ayırt eden bir yerlelilik oldugunu iddia eder. Bu çoğunluğun kafasının içinde var olan  kısıtlı hareketlilik  hapsetmekten kaynaklanan hareketliliktir, ve bu süreç Bauman’ın Yerel düzen uygulanması olarak tanımladığı şeydir.

Çünkü Bauman’ın içerme / dışlama sistemi, hareketlilik sayesinde bir normatif kültürü yaratmak ve bu nedenle bir küresel ekonomi içinde yumuşadığını iddia ederek, bir kez daha denklemin içine mali canlılık kavramını yerleştirmektedir.

Son bölümde, ‘Global Hukuk, Yerel düzen’ başlığı altında öncüldür, ancak Bauman, ne yazık ki önceki bölümlerde odaklandığı gibi odaklanmamıştır.Toplumsal dönüşümlerinin getirdiği güvenlik zaafiyetinin sonuçlarinin güvenlik endişelerini artırırak emniyetsizlik olarak karşımıza çıkarmaktadir.


Abdülmelik Alkan – Uluslararası İlişkiler ve Politika (Yüksek Lisans)
Uluslararası Karadeniz Üniversitesi (Gürcistan)

Tam Metni İndir (PDF)


Etiketler: / / / /

Burs Başvurusu Akademik İlanlar ALES ALES Sonuçlar ALES Puan Hesaplama ALES Soruları YÖKDİL Nedir? YÖKDİL Puan Hesaplama YLSY Nedir? MEB Bursu