$ DOLAR → Alış: 3,56 / Satış: 3,57
€ EURO → Alış: 3,99 / Satış: 4,00

İlerlemeci (progressive) İslamcılık

İlerlemeci (progressive) İslamcılık
  • 978 kez okundu

Posmodernizmin yoğurduğu yeni İslamcılık anlayışına yaptığım girizgâhtan sonra epey zaman geçti. Bu süre zarfında insan psikolojisinin inanca olan ihtiyacı ile değişime olan yatkınlığı arasındaki bağı araştırmaya koyuldum. Zira insanoğlu inanç sistemini fıtratı gereği kabul etmesine ve istemesine rağmen aynı şekilde değişime de oldukça yatkın bir yapı oluşturmaktadır.

Öncelikle kendimize şu soruların yanıtını vermemiz gerekir. Değişmeyen bir sistem, bir olgu nereye kadar var olabilir?  Ya da çember içine alınmış ve sabitlenmiş bir inanç sitemi olmak zorunda mıdır? Bir başka soru ise “İslam’ın modernleşmeye ihtiyacı var mıdır?”

Bu soruların cevabını bulmak için İslam’dan ne anladığımız ve İslam’a nasıl baktığımızı bilmemiz gerekir. İslam’ın birçok kişisel, siyasi, ideolojik tanımları vardır. Yol tek olmasına rağmen yolun üzerindeki gemiler rotasını başka başka yerlere çekerek yoldan da çıkmışlardır.

Radikal hareketlerin birçoğu neo gelenekselciliktir. Bu tarz yapılanmalar belki bir zümreyi tatmin etse de çoğunluk tarafından kabul görmemektedir. Rejit hatlarla çizilmiş bir sitemin bünyesine yeni fikirler, insanlar toplaması oldukça zordur.  Ancak ılımlı İslam anlayışı da inhirafın ta kendisidir.  Mevcudu koru ancak genişlet anlayışı birçok zafiyeti de beraberinde getirir. Şuan ki yaşadığımız durum bunun aşikâr göstergesidir. Dindar nesil yetiştirme kaygısı hoşgörülü nesil kaygısının berisinde kalmıştır. Daha net ifade edilecek olursa insanlara sempatik bir yapıda gözükmek uğruna değerlerin yok olması göz ardı edilmiştir. Peki, hoşgörü olmamalı mı? Tabi ki olmalı, hem de en üst sınırda. Ancak sınırımızı bilerek olmalı. Mayınlarla döşenmiş bir tarlaya girmek durumunda kaldığımızda yürürken yaşayacağımız hissiyat kadar derinden bir inanç sistemi ama aynı zamanda ufku görüp sağlam adımlarla yürüyebileceğimiz bir hoşgörü sistemimizin olması gerekir.

Belki bundan yarım asır önce İslam deyince insanların aklına kan, barbarlık, zorbalık gibi mesnetsiz ifadeler gelirken şimdi insanların aklına giydirilmek zorunda bırakılmış üzerine bol gelen sıradan bir elbise gelmekte. İslam’dan uzak bir şahsiyetin sözde ama özde olmayan İslam neferine karşı tutumu ise maalesef  “bununda özü ben ancak sözü eskilerden…” olmaktadır.

Peki, olması gereken nedir? Öyle sanıyorum ki oda ilerlemeci(progressive)  İslam anlayışıdır. Kapalı kuyulardan çıkmış, tel örgülerden arınmış ancak sağlam bir siteme oturtulmuş değerler sistemi. Bir karakter eğitim sistemi. Çıtanın dünyevileşme noktasında da uhrevileşme noktasında da hep zirvede olduğu bir ilerlemeci sistem. Yararcılığın ortak değer olduğu, hoşgörünün sıcak bir meltem olduğu, dimağların güçlü olduğu, gençlerinin öncü olduğu bir paradigma.

İşte  bu sayede inanca olan ihtiyaç sağlam, değişime olan karşı konulmazlık ise ihtiyatlı olur.

 Yarın var olmak lazım. Yarınımızın olması için de bugün ufuktaki güneşi görmek lazım.

İleride hak olanın hakikatini kavrayabilmek için şimdi aklanmak lazım…

Etiketler: / / / / / / / /

Burs Başvurusu Akademik İlanlar ALES ALES Sonuçlar ALES Puan Hesaplama ALES Soruları YÖKDİL Nedir? YÖKDİL Puan Hesaplama YLSY Nedir? MEB Bursu